Skip to content

Çin Seferi

Gizeme giden yolun sonu:)

Dile kolay bir ay bitmişti bile. Ne kadar hızlı geçti anlayamadım. Proje inanılmaz yoğunlukla gidiyor. Bunun yanında Dailan da olan petrol sızıntısı yüzünden gemiler limana yanaşamadı ve ithal gelen parçalar gelemediğinden dolayı üretime 1 gün ara verdik.

Bu hafta çok yoğun geçti yine.Sadece iş yoğunluğu olarak değil, aynı zamanda resmi izinlerle uğraşmam ve doktora gitmemle geçti.

Öncelikle doktordan başlayayım. Pazar günü maçta dizimden sakatlandım, ve yürürken zorlanıyorum. Firmadaki doktora gittiğimde yapılan tetkiklerden sonra dizimde menüsküs olabileceğini söyledi. Aslında basit bir kas zedelenmesi belki de kopması gibi görünüyordu. Ama genede Türkiyeye dönünce genel bir taramadan geçeceğim.

Resimi izinlere gelince, vizemin süresi Ağustosun sonunda doluyor. Stajım ise Eylülün sonunda bittiğinden vizemi uzattırmam gerekiyordu, bunun içinde geçici oturma izni almam lazımdı. bende oturduğum evin yakınında polis merkezine gidip yaptırayım dedim ama süprizle karşılaştım. Yasal süreyi geçirmişim ve orada bunu yapmayacaklarını ilçe emniyete gitmem gerektiğini tercümandan öğrendim. Ve 4 günlük maratonun başlangıcı oldu. İlçe emniyette yazılan dilekçe ve altında tercümesi ile önce imzaladım sonra parmak bastıktan sonra süreç başlamış oldu. Gerekli imzalar ve ceza ödendikten sonra geçici oturma iznimi Cuma günü almış oldum. Hayatımda ilk aldığım cezanında burada olması ilginç oldu gerçekten…

Cuma gecesi Sunny  de eğlendikten sonra yeni arkadaşlar edindim. Yeni bir Çinli arkadaşım daha oldu:)Pazar günü Victoria ile gezdikten zorlu bir hafta beni bekliyordu…

6. Haftamda 3. haftamı yazmak kesinlikle planlarımda  değildi.  Burada zaman çok çabuk geçiyor günler akıyor resmen… Şimdiden bile yolu yarıladım ve geriye sayıma başladım.

3. haftam da stajda oryantasyon sureci dışında bireysel projem verildi. Projeyle ilgili planlamalar ve  görevleri bir bir yaparken, üretim süreci hakkında bilgiler edinmeye devam ediyorum.

Hafta içlerinde stajdan yorgun geldiğimden sosyal aktivitem olmuyor.  Spora başlamıştım bazı günler nehir kenarında ve olimpiyat stadına doğru koşuyorum. Geceleri güzel oluyor nehir kenarı serin ve sakin…

Veee sonunda beni keşfet futbol avcıları… Pazar günü bölümler arası futbol maçı vardı firmada.  Maalesef ayakkabıları getirmemiştim buraya. Mecburen ayakkabı kiralamak yada almak zorundaydım. Cumartesi günü Stephanie ile Sheraton da buluştuktan sonra ver elini Tai Yuan Jie. Karnımız  açıkmıştı nede olsa öğle olmuştu. Japon restaurantı girdik, menümüze beraber çayımız yanında geldi, siparişimi verir vermez hesabımızı yemekten önce ödeyip yemekleri bekledik.  Yemekten sonra hedefimizde ayakkabı vardı, birkaç mağazada baktıktan sonra içime sinmedi ve almadım halı saha ayakkabılarını. Kiralama seçeneği de maalesef yoktu, son çare olarak eldeki ayakkabılar ile oynacağım artık.

Daha sonra hedefimizde kitapçı bulmak vardı, Tai Yuani bir aşağı bir yukarı gezdik ama bulamadık derken. Nihao diye ses geldi bize doğru, bir grup yerel insanlar gelip bizle konuşmaya başladılar, kendileri fotoğrafçı da çalışıyorlarmış, ve bizi de çift zannedip gelmişler, amaçları ise ikimizin düğün resimleri için model olmamızı istediler bizde teşekkür edip arkadaş olduğumuzu söyleyip kitapçı arayışına devam ettik. Umutlarımızı kaybettik ve kendimizi Starbucks a atıp Avrupayı tekrar keşfettik. Ve otururken de farkettik ki kitapçı hemen köşede üst kattaymış. Kitapçıda ise uzun bir turdan sonra ingilizce kitapları bulmuştuk. Kitabın kapağında tanıdık biri vardı. Orhan Pamuk …. içerisinde ise 1-2 sayfalık bir yazı …

Kitapçıdan sonra Stephanie evine kaçarken ben Tai Yuan akşamlarını keşfetmek istedim. Ve Mao heykelinin oraya gittim. Kimisi badminton topuna benzer topla top oynuyor kimisi ip atlıyor, kimisi dans ediyor kimisi ise model arabalarla drift yapıyordu. Bir grup insan üzerime geldi. Ufak bir afallamadan sonra oranın belli saatlerde gelen yabancılarla konuşma mekanı olduğunu keşfettim. Belli bir süre muhabbet ettikten sonra, o ilginç topla oynayayım dedim ama çok zordu ya onla oynamak. Kısa süre denemeden sonra uygun olmadığını anlayıp model arabacıların oraya yamandım:) Kısa sürede kendimi sevdirdikten sonra model arabalar ile drift yapmaya başladım. Eğlenceli kişilerdi. Yakınlarda bar olup olmadığını sorduğumda Irısh bara yönlendirdiler. Ve 10 da buluşalım dedik başka bir bara geçeriz…

Irish Bara giderken Dunkin Donut tan donut ı alıp yiyerek Irish Bara geçtim. Filipinli grup herkesi coşturuyordu. Peçeteye yazılan istek parçalardan sonra Quiz yani  tombala çekildi ve kazanan numara ben değildim. Saat 10 a yaklaşırken artık çıkayım bizim çocuklarla buluşmak için Irish Barı terk ederken bir masaj teklifi ile karşılaştım ve reddedikten sonra bizim çocuklar ile Çin barına gittim.  Orada grupla çoşarken içkiler bir bir gidiyordu Kambey!!!!!!!!

Saatler ilerledi ve bir grupta doğum günü pastası gördüm ve hemen gidip doğum günü kızını kutladım. Jestime karşılık olarak bizlere Kokteyl yolladılar. Ne kadar misafirperverlerdi….

Pazar günü gelmişti. Maç beni bekliyordu, lokal ulaşım aracı ile üniversitede ki sahaya ulaştım , maça başladık. 20 dakika sonra sakatlandım ve maç benim için istediğim gibi gitmedi ve topallayarak taksiye kadar gittim ve eve geldim…

2. haftam da yeni eve taşındım. Artık BMW çalışanları ve stajyerleri ile aynı sitede kalıyorum. Riverside Garden da. Yeni evim 28 katlı bir rezidansın 12. katında, hem nehir manzarası hemde şehir manzarası.  Karşımızda Royal Hotel Empire State görünümünde bir bina, yanında ise Sheraton bulunmakta. Odam nehiri ve sitenin arka tarafını görüyor. Çok fazla gürültü yok , hatta geceleyin binaların ve köprü ışıklarının vurması ile çok güzel bir hal alıyor.

2 tane Alman ile birlikte yaşıyorum. Eugen benim gibi stajyer, aynı ofiste çalışıyoruz, Mario ise Controlling de çalışıyor, uzun zamandır Shenyang da yaşıyor. Almanca daki kelime haznem gün geçtikçe artıyor. Gelecek seneki öğrenme hedeflerimin arasına Almancayı da aldım.

Stajım gayet yoğun gidiyor. Üretim ve montaj süreci hakkında yoğun bilgi aktarımı var.

Yeni evimde ilk cuma günümde 2 arkadaşın doğum gününü kutladık. Tai Yuan e yakın bir yere gittik. Adımıza özel bir oda ayırılmış ve odanın ortasında büyük bir yuvarlak masa, masanın üzerinde camdan dönebilen bir cam var, yemekler geldikçe üzerine konuluyor ve hangisini istersen alıp ufak tabağına koyup yiyorsun. Ortaya servis olayı resmen. Daha sonra yemeklerde chopstick kullanarak yedik, masada ufak bardaklar var ama bu bardaklar “shot” bardaklarından daha büyük ama su bardaklarından daha küçük. Biralarımız bunlara doldurup “KAMBEY”deyip fondipliyouz. Boşalan bardakları ise yanında kim varsa onlar dolduruyor. Paylaşımın üst düzey olduğu bir ortam,derken bir bakıyorsunu doğum günü çocuğuna pasta ulaşmıs ve yüzü gözü pasta. Gidip yüzünü yıkıyor ve kapıda göründüğünde ikincisi yüzünde:)Gecenin sonunda 64 tane bira içtiğimizin farkına vardık:) Paylaşım çok güzel ya ve kimse ne kadar içtiğinin farkında değil.

Yemekten sonra ikiye ayrıldık. Kimisi KTV yani karaoke ye giderken bizde HOTTOWN a gidip eğlenmeyi tercih ettik.  KTV demişken burada çok yaygın her yerde bulunmakta ama bizim karaokeden biraz farklı. Kendi ayrı odanız var ve orada söylüyorsunuz şarkılarınızı. Hottown da ise standlar var orada içkinizi içiyorsunuz. Bizde vodka açtırdık yanında meyve suyu ve meyve tabağı popcorn geldi. Kısa bir sürede içkinin bittiğini ve hafif çakır keyif olduktan sonra eğlenmeye devam ettik. Mario eve ayrılırken ben kalmayı tercih ettim, ve diğer masalardan davetler alıp içki ikramlarını reddetmeyip onlarla eğlendim.

Pazar günü ise kültürel turlara devam ettim. Bu sefer taksi ile değil halkla kaynaşmak için toplu taşıma araçlarını kullanıp. Fuling Tomb a gittim. Dongling Parkındaydım. Qing Hanedanın kurucusunun yattığı mezarlıktı. Ayrıca ilk Qing Hanedanlığının mezarlığı olmasıyla ayrı bir önem taşıyordu. 17 yüzyılda yapılmış olup geleneksel Manchu stili Çin funshui çizgilerinin mimarisini barındırmaktadır. Ayrıca Unesconun dünya mirasları arasında yer alır. Çin seddinin kuzeyindeki 3 kral mezarlığından bir tanesidir. İçerisnde çay ambarları, misafirlerin konaklayacığı odalar ve gözetleme kulelerin bulunmaktadır.  Parkın içinden yapıya doğru ilerlerken önünüze 108 merdiven çıkar. Bunlardan 36 sı Büyük Ayıyı, 72 si ise Dünya Şeytanlarını temsil eder. Ayrıca parkta birçok sayıda hayvan heykelleri bulunur.

Etiketler:, , , ,

Uzun zaman oldu yazmayalı. Değişik bir hafta geçti başımdan . Stajım başlamıştı, yeni insanlar tanıyordum, yeni yerler keşfediyordum derken hafta bir an önce bitti. Günler de akıp geçti 1.haftayı 3. haftada yazar oldum.

Staj süresince çok fazla gezme imkanım olmuyor. Staj yoğun birşekilde gidiyor.  Arta kalan zamanda ise Shenyang ı kesfetmeye basladım. İlk akvitem ise raftinge gitmek oldu:) Derler ya Çin usulu yemek Çin malı , rafting de aynen Çinusulu. 15 km uzunluğunda bir nehirdesiniz, kimi zaman asırı dalgalı ve suratlı kimi zaman ise sessiz ve sakin. Sessiz dediğime bakmayın her yerde insan var:) Burdaki raftingin ayrı bir olayı daha var. Girerken su tabancaları veriyorlar , onlarla herkesi ıslatıyorsun:)  Bizim botu gören Çinliler dünyayı keşfetme güdülerinden bize saldırıyorlar. Büyük Çin birleşmiş milletlere karşı :) İnanılmza keyifli bir o kadar da yorucu bir raftingle cumartesiyi kapamış oldun.

Pazar günü ise Shenyang in en önemli 3 yerinden biri olan Imperial Palace i gezmeye gittim Stephanie ile.  Buranın olayı ise, Unesco tarafından Dünya Kültür Mıraslarından biri.  Çindeki Forbidden City dışında kalan tek Krallık sarayı.

Burdan çıktıktan sonra hemen arkasında olan çılgınlar gibi tüketimin yapıldığı Middle Street e geldik. Aslında burası bizim Istiklalden bir farkı yok, sadece nicelik bakımından cok cok fazla ve global markaları bulabileceğiniz bir yer.

2 hafta ile devam edeceğim..

Etiketler:, , , , , ,

İlk pazar… Biraz heyecanlı biraz sakin geçen bir gündü. Güne alışveriş ile başladık Füsun Ablam ile. Önce manava gittik. Bir çok sebzeyi manavda bulabiliyorsunuz.  Hatta çok ilginç sebzelerde var. Mesela bizim salatalığa benzer ama kocaman bir sebzeleri var. Onun içini çıkarıp attıktan sonra çorbasını yapıyorlarmış. Ayrıca tanıdık birşeylerde gördüm. Babamın ürettiği kayın ve istiridye mantarını gördüm manavda. Daha sonra Carrefour u gezdik daha sonra banka işleri ve sonrasında Sheratondan barbekü malzemelerini alıp ev geri döndük. Biz eve vardığımızda İhsan ile Alpay Abim mangalı yakmışlardı bile… Sonrasında mangal keyfi ve  nehir kenarında uzun bir yürüyüşten sonra evde sonlanan bir gün daha bitti. Yarın büyük gün stajım başlıyoooo..

Haftaicinde stajda olacağımdan dolayı, hafta içlerini 5 gunluk olarak yazacağım…

Etiketler:, ,

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.